Kırgızistan cumhuriyeti

Kırgızistan (Kırgız Cumhuriyeti)
Kırgız Para Birimi : Som (1$=41.09 –
Haziran - 2005)
Yönetim Şekli : Cumhuriyet
Başkent : Bişkek (Frunze eski adı)
Ülke Nüfusu : 5.000.000 (Ağustos 2002 tahmini)
Başkent Nüfusu : 789.300 (Mayıs 2002 tahmini)
Ülkenin Yüzölçümü : 199.900 km² dir
Bölgeler (Oblaslar) : Çüy, Oş, Calalabad,
Narın, Talas, Isık-Köl, Batken
Önemli Şehirler : Bişkek, Oş, Calalabad, Karakol, Tokmok,
Karabalta, Talas, Narın, Toktogul, Balıkçı, Çolponata,
Batken.
Komşu Devletler : Kazakistan, Özbekistan,
Tacikistan, Çin Halk Cumhuriyeti.
Bağımsızlık Tarihi : 31 Ağustos 1991.
Nehirleri : Narın, Tan, Kurşab, Talas,
Alay, Çüy, Kızılsuu.
İklim : Karasal iklim (Yaz ortalaması- 26 ºC, Kış
ortalaması- – 5 ºC)
Doğal Kaynaklar : Kömür, Altın, Civa,
Uranyum, Antimon, Kalay, Tungsten, Temel Tarım Ürünleri :
Pamuk, Tütün, Kenevir, İpek, Sebze-meyve, Buğday, Şeker
pancarı, Et, Süt.
Nüfus : Genel nüfusun %35’i: 0-14 yaş grubu, %58’i: 14-64
yaş grubu, %6,14’ü 65 yaş ve üstü, Etnik Yapı : %61 Kırgız,
%14 Rus, %13 Özbek, %3’ Ukrayna, %2 Alman, %7 ise diğer
millet ya da topluluklar (Azeri, Dungan, Uygur, Çinli,
Koreler).
Kırgız Tarihi
Kırgızlar dünyanın en eski kavimlerinden biridir. Kırgızlara
ait ilk bilgilere M.Ö. 2000 tarihli Çin kaynaklarında
rastanmaktadır. Kırgızar Kuzey Sibirya ve Orta Asya’da
yerleşmiş çeşitli gruplardan oluşmuştur. Kırgızlar tarih
boyunca dillerini, kültürlerini, gelenek ve göreneklerini,
kendi milliyetlerinin özelliklerini korumayı bilmişlerdir.
Tarihlerinin en zor dönemlerinde bile bağımsız kamlayı
başarabilmişlerdir.
Kırgız Halkının Orta Asya’daki aktif rolü Arap, İran, Çin ve
Türk yazılı kaynaklarında belirtilmiş ve belgelenmiştir.
Eski Kırgızlar Kuzey batı Moğolistan’a yerleşmişlerdir ki bu
Kırgız Gölü anlamına gelen Karachas-Huurwıch gölünün adıyla
belgelenmiştir. M.Ö. 4. ve 3. Yüzyıllarda Kırgızlar sürekli
olarak Çin sınırına saldırılar düzeneyen ve onları Çin
Seddeni yapmaya zorlayan kabileler arasında yer almışlardır.
Bugünkü Kırgızistan’ın ilk bilinen sakinleri Sakalar’dı. Çin
ve İran’la ticaret yapan Sakalar, Pers hükümdarı Sirus’un
işgaline kadar bağımsızlıklarını koruyabildiler. Sirus Saka
boylarını Büyük İskender’in ordularına karşı kullandı.
Kırgızlarla ilgili ilk yazılı belgeler M.Ö. 2000 yıllarına
ait Çin vakayinamelerinde görülür. Bu belgelerde güney
Sibirya’daki Yenisey nehri boylarında yaşayan Türki lehçe
konuşan 40 boydan bahsedilmektedir. “Kırgız” sözcüğünün bir
anlamı “kırk boy”dur. Diğer bir anlamı ise “yok edilmez”dir.
Kırgızlar 6. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar hüküm sürecek ve
ilk devletler olan Kırgız Kağanlığı’nı kurdular. Kurulan bu
devletle birlikte yazılı Kırgız kültürü de şekillenmeye
başlamıştır. Kırgızlar ilk yazılı eserlerini bu dönemde
taşlar üzerine kazıyarak ortaya koymuşlardır. Kırgızların en
büyük tarihi ve kültürel değeri olan Manas Destanı da bu
dönemde ortaya çıkmıştır.
8. yüzyılın ortalarından 10. yüzyılla kadar Kırgız
Kağanlığı, Kuzey Sibirya, Moğolistan, Kamgar’ın bir bölümü
olan Yukarı İrtiş, Isık-Köl ve Talas bölgelerinde hüküm
sürmüştür. Bu dönemde Kağanlık etrafındaki ülkelerle yaptığı
ticaretle de kendini hissettirmiş ve bölgenin en güçlü
devletleri arasında yer almış ve bu dönemde ilk kez Tanrı
Dağları bölgesine ulaşmıştır. Bundan sonra ilerleyen zaman
içerisinde Kırgız Kağanlığı sürekli toprak kaybetmeye
başlamış ve 12. yüzyıla gelindiğinde elinde sadece Altay ve
Saya bölgeleri kalmıştır. Bu arada Orta Asya’nın değişik
bölgelerine dağılmış olan diğer Kırgız kabileleri bölge
tarihinde etkin rol oynamaya devam ettiler. 18. yüzyıla
kadar Yenisey Kırgızları Altın Ordu, Oriot ve Moğol
Hanlarının yönetimi altında yaşadılar. Kırgızlar yavaş yavaş
Tanrı Dağları Bölgesine göç etmeye başladılar. Bugünkü
Kırgızlar, burada yaşayan Kırgızların torunlarıdır.
19. yüzyılda Rusya Orta Asya’nın içlerine doğru ilerlemesini
sürdürüyordu. 1859-60 kışının dondurucu soğuğu Kırgızların
sahip oldukları hayvanların %80’nin ölümüne sebep olmuştu.
Halk, Doğu Türkistan’a göçmek isteyince, binlerce insan
Tanrı dağlarının karları altında donarak ölmüştü. Sonraki 10
yıla Kırgız reisleri, geçim kaynaklarını yitirmiş ve açlıkla
burun buruna gelmiş bir durumda, komşularının
saldırılarından korunmak ve ekonomik zorluklardan kurtulmak
için Rus egemenliğini kabulden başka çare bulamamışlardı.
Kırgızlar’ın Rus denetimi altına girmesi ile birlikte Çar
bölgeye yerleşen göçmen Ruslar’a en verimli Kırgız
arazilerinde milyonlarca dönümün verilmesini emretti. Bu
bölgeye gelen ilk Rus göçleri ile birlikte diğer Orta Asya
bölgelerine de yerleşen Ruslar, Rus karşıtı duyguların
alevlenmesine yol açtı.
30 Nisan 1918’de Kırgızistan, Rus Federasyonu bünyesindeki
Türkistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin parçası
oldu. Küçük bir Pazar kasabası olan Bişkek başkent yapıldı.
Ertesi yıl başkentin adı, bölgeyi ele geçiren Rus generali
Michail Frunze’nin onuruna Frunze olarak değiştirildi.
1991’de Frunze bir kez daha özgün adına döndü. Geleneksel
yaşam tarzlarını bırakmak istemeyen Kırgızlar, kendi
Cumhuriyetleri içinde siyasal yaşamdan uzak kalmışlardı.
1945’ten sonra Moskova, Kırgızistan Komünist Partisi’nin
birinci sekreterinin Kırgız kökenli olmasına dikkat etmişse
de, ikinci sekreterlik, iç güvenlikle ilgili diğer önemli
mevkiler ve KGB görevleri hep Rus kökenlilerin elinde
kalmıştır.
Askar Akayev, 28 Ekim 1990’da Yüksek Sovyet tarafından
Cumhurbaşkanı seçildi. Böylece Orta Asya’da ilk kez Komünist
olmayan biri devlet başkanı oluyordu. 12 Aralık 1990’da
Kırgızistan ulusal egemenliğini ilan etmiş ve 1991 Ağustos
darbe girişiminden sonra Akayev tam bağımsızlık ilan
etmiştir.
Kırgızistan Coğrafyası
Kırgızistan Cumhuriyetinin 199.900 km²lik toprağının %93’ü
dağlardan oluşur, en düşük yükseklik 500 metredir. En yüksek
nokta 7439 metreyle Zafer Tepesi’dir. Bu dağın bulunduğu
büyük Mustag silsilesi, dünyanın en geniş buzul alanlarından
biridir. Ülkenin tüm buzulları eriyecek olsa, Kırgızistan 3
m. su altında kalır.
Yüksek dağlardan çıkan nehirler düzensiz ve hızlı akıntılı
olduğu için ulaşıma elverişli değildir. Fakat elektrik
enerjisi elde etmeye çalışılmaktadır. Üzerinde elektrik
santralleri bulunan belli başlı nehirler Narın (616 km.),
Tar, Kurşab, Kızılsuu, Aksuu, Aksay Kokşul, Maçun, Çüy ve
Talas’tır. Bu nehirler üzerinde kurulan hidroelektrik
santrallerinden elde edilen elektrik, kendi ihtiyacının
dışında Kazakistan, Tacikistan ve Özbekistan’a
nakedimektedir. Kırgızistan’da 3000 civarında göl
bulunmaktadır ve bu göllerden biri olan Isık-Köl, dünyadaki
en büyük ikinci krater gölüdür. Deniz seviyesinden 1600 m.
yüksekliktedir.
Ülkenin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 2750 m’dir.
Karasal bir iklimi vardır, yağışı azdır. Yaz kış, gece
gündüz ısı farkı azdır. Yılın 247 günü güneşlidir. Yıllık
nem miktarı yüksekliğe göre değişmektedir. 100 ile 1000 mm
arasında değişen nem miktarı genelde 300-600 mm arasında
seyreder. Bitki örtüsü değişkendir. Ükenin %6’sı ormanlardan
oluşmaktadır. Ülke açık denizlere uzaklık açısından maalesef
dezavantajlı ülkelerden birisidir. Ayrıca Tanrı dağlarının
Kırgızistan’ı Doğu ve Batı istikametine boydan boya ikiye
ayırması da ülkenin güneyi ile kuzeyi arasındaki iç ulaşımda
güçlük çıkarmaktadır. Tanrı dağlarının iki yakası arasında
karşılıklı kuş uçuşu 100 km. olan illere ulaşabilmek için
bir tam gün sürecek bir yolculuk gerekmektedir. Bu durum da
Kırgızistan’ın hem iç hem de dış ticaretinde sıkıntılar
oluşturmaktadır. Kırgız Cumhuriyeti Orta Asya’nın kuzey
doğusundadır. Kuzeyinde Kazakistan (1.051 km), batısında
Özbekistan (1.099 km), güzeybatısında Tacikistan (1.099 km)
ve doğu ve güzeydoğusunda Çin Halk Cumhuriyeti (858 km) ile
komşudur. Kırgız sınırlarının toplam uzunluğu 3.878 km ve
toplam yüzölçümü 199.900 km’dir. Batıdan doğuya azami
uzunluğu 925 km ve güneyden kuzeye 453.9 km’dir.